Klasik İslâmî tıpta mizaç; demevî, safravî, balgamî ve sevdevî olarak ele alınır. Bu tasnif, yıldız falı değildir; beden-ruh dengesini tanımak içindir.
Demevî canlılık ve ümit getirir; aşırıya kaçarsa gaflet olur. Safravî azim ve cesaret getirir; aşırıya kaçarsa öfke olur. Balgamî hilm getirir; aşırıya kaçarsa tembellik olur. Sevdevî tefekkür getirir; aşırıya kaçarsa ümitsiz hüzün olur.
Her mizacın fazileti ve âfeti vardır. Dengelenme yolu Sünnet'tir: abdest, namaz, oruç, hilm ve helâl lokma. Peygamber (s.a.v.) ahlâkı, her mizacı kemâle taşıyan tek ölçüdür.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin Marifetnâme'sinde insan mizacını tanıdıkça ibadetini ve yaşayışını ona göre düzenler. Bu, kaderi okumak değil; emanetini bilmektir.
Firâset-i Kadîm mizaç tahlilinde kişiye bir etiket yapıştırılmaz; baskın eğilim görülür ve itidale çağrı yapılır.